7 Mart 2017 Salı

40 Ekonomik Nedenle Hayır!!!


40 Ekonomik Nedenle Hayır!!!

Referanduma 40 gün kaldı. “HAYIR Diyorsak Vallahi Sebebi Var” diyenlerin argümanları çok net. Bu yazıda da HAYIR'ın sadece ekonomik nedenleri 40 maddede özetlenmiştir. 15 yıldan fazladır "ne istedi de alamadı diyebileceğimiz" iktidar, neden sınırsız, dengesiz ve denetimsiz bir tekel rejimi kurmaya çalışıyor, anlaşılabilir değil. Bu konu üzerine çok şey yazılabilir ama ifade edildiği gibi bu yazıda sadece "ekonomik nedenlerle HAYIR nedenleri özetlenecektir." Ancak önerilen teklifle değişecek rejimin iddia edildiği gibi istikrar değil, yıkım düzeyinde istikrarsızlık potansiyeli içerdiği söylenebilir. Yaptıkları yapacaklarının teminatı olan iktidar için yaptıklarından ve yapacaklarından 40 ekonomik seçki aşağıdadır. 

1. Anayasa Teklifine  göre iddia edilenin aksine siyasal ve ekonomik kriz riski daha yüksektir.  “Cumhurbaşkanı seçimleri de TBMM seçimleri gibi 5 yılda bir olacak ve seçmenler, iki seçim için aynı gün sandığa gidecek. Cumhurbaşkanı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde, belirtilen usule göre ikinci oylama yapılacak.” Birinci turda dağılımı netleşen meclis aritmetiğinin zıttı yönde bir cumhurbaşkanının ikinci turda seçilmesi olasılık dâhilindedir. Mecliste muhalefet olarak kalan partilerin ikinci aday etrafında uzlaşması durumunda rejim sürekli bir kriz veya seçim sarmalına girecektir. Bunun da ekonomik krize neden olması kesin bir durumdur. İstikrarsızlığa HAYIR
        
  2. Referandumla parlamentonun en temel yetkilerinden olan bütçe ve vergi hakkının kısıtlanmasına ve tek’ele verilmesine HAYIR,

3. Referandumla meclisin yetkileri kısıtlanırken milletvekili sayısının ek olarak 50 kişi arttırılmasına HAYIR, Her dönem maliyeti 100.000 asgari ücreti geçen bu uygulama tamamen gereksiz bir masraf olacaktır topluma. Dünya’da 600 vekili olan meclis sayısı çok azdır.

4. Teklifle ortaya çıkan Anayasa’da meclisin görevleri sadece bir paragrafta kısıtlanarak bir şekilde ifade edilmiştir. Başbakanlık ve kabine sisteminin lağvedilmesinden sonra tek kişinin belirleyici olacağı bu tip bir rejimde görevli cumhurbaşkanının görevleri onlarca maddede dağılmış ve sınırı belli değildir. Tüm ülke ekonomisinin tek kişinin alacağı kararlara havale edileceği bu yapıda hata yapmak lüksü yoktur. Ayrıca son darbe girişiminde “Yaver’lerin durumu” Cumhurbaşkanı üzerinden yapılan tartışmanın Cumhurbaşkanı Yardımcıları için de yapılmasını gerektirmektedir. Cumhurbaşkanına vekâlet dönemlerinde bu yetkiler Cumhurbaşkanının kendisine karşı dahi kullanılabilir. Mesela meclisi fesh etme yetkisi vekilin de yetkisi olacaksa, sistematik iktisadi krizler için bir yapı oluşturulmuş olacaktır.

5. İşsizliğe HAYIR. An itibariyle 3 milyon 872 bin kişi açık işsizdir. Oran 12,7’dir. Gençler ve kadınlarda bu oran % 20’lerin üzerindedir. 15 yılda bu sorun derinleşmiştir. Çözülmemiştir.

6. Gelir dağılımında adaletsiz bölüşüme HAYIR, Son bir yılda bile toplumun en zengin yüzde 20’sinin geliri, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,4'ten 7,6'ya yükselmiştir. Türkiye’de Gini Katsayısı Yüksektir, Yani gelir dağılımında adaletsizlik vardır.  

7. Yoksulluğun kısır döngüsüne HAYIR. Yoksul olduğu için çocuklarına yeterince eğitim ve sağlık bütçesi ayıramayan hanehalkları bir sonraki kuşakta daha yoksul olmaktadır. Türkiye nüfusunun önemli bir kesiminin, “sosyal yardıma bağımlı bir yaşama” mahkûm edilmesine HAYIR. Hanelerin yüzde 60’ında aylık ortalama geliri 739 lirayı aşmıyor, 10 milyona yakın işçi ailesi aylık 1.404 lira asgari ücretle yaşamını sürdürmek zorunda. Diğer yandan açlık sınırı resmi olarak 1600 lira olarak TÜİK tarafından açıklandı.

8.  Zamlara ve enflasyona HAYIR,  Enflasyon iki haneli olmuştur tekrar. Başta kira ve gıda giderleri olmak üzere milyonlarca kişi bu nedenle daha yoksuldur artık. Asgari ücrete yapılan günlük zam 1 doların altında kalırken  İstanbul ve Ankara gibi illerde sadece ulaşıma daha fazla zam gelmiştir.

9. İnsan onuruna yakışmayan istihdama HAYIR. Asgari ücretin altında, fazla sürelerle, izin ve tatil hakkı olmadan, sosyal güvencesiz yaygın çalışma rejimleri bulunmaktadır. Kiralık işçilik düzeni böyledir. Emeğin mallaştırılmasına HAYIR

10. İşyerlerinde sistematik mobing, taciz ve yıldırmaya HAYIR, İşyerlerinde sistematik mobing, ayrımcılık ve tacizi durdurmaya yönelik bir yaklaşım yoktur.

11. Kayıtdışı, ücretsiz, güvencesiz ve sigortasız çalışmaya HAYIR, Son bir yılda kayıtdışı çalışan sayısı 322.000 kişi artmıştır. Her 100 çalışanın 11’i ücretsiz aile işçisidir. Bu oran son bir yılda da artış göstermiştir.

12. Kamu sektörünün KHK’lerle tasfiyesine  HAYIR, 102.143 kamu emekçisi adalet bakanının ifadesiyle hukuka uygun ceza kanunlarıyla değil "kendi tasarruflarıyla" işsiz bırakılmıştır.

13. Emek örgütlerinin ve sendikaların kısıtlanmasına,  grevlerin engellenmesine HAYIR, Ülkede sendikalılık oranı düşerken, KHK’ler ile sendikalar kapatılırken, yandaş sendikalar dışındakilerde üye olanlar tehdit edilip mobinge uğrarken “demokrasi nutuklarına”  HAYIR

14. Ekonomik temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılmasına HAYIR, Uluslararası sözleşmeler ve anayasa koruması altında olan çalışma hakkı, sendikal faaliyet hakkı, kamu hizmetine girme hakkı taammüden ihlal edilmektedir.

15. Ücretlerin reel olarak azalmasına HAYIR, Döviz kuru ve enflasyon artışı sonucu ücretlerdeki cari zamlar anlamsızlaşmıştır. Sabit ücretli, asgari ücretli, memur vb. reel yoksullaşmasını yaşamaktadır.

16. İşsizlik sigortası fonunun amaç dışı kullanımına HAYIR, Fondan harcanan 100 birim harcamanın 70’i işsizlik ödemesinin dışında harcanmıştır.

17. Kadrosuz ve Taşeron istihdamına HAYIR, Kamuda 720.000 kişi olduğu ifade edilen taşeron işçilerine verilen söz tutulmamıştır.

18. TYP/İŞKUR işçilerine bütçeden kadro ve maaş verilsin, İşsizlik fonundan ödenmesine HAYIR, Yararlanıcı sayısı 1 Milyonu aşan bu uygulama fon için bir kara delik, siyasal iktidar içinse “Allah’ın seçim dönemlerindeki lütfu” olmuştur. 2015 yılında çifte seçim olduğu için yarım milyona yakın kişi TYP yararlanıcısı yapılmıştır. Bu yıl sayının kaç olacağı tam olarak kamuoyuna sunulmuş değildir. Yüzbinlerle ifade edilebilecek sayıda kişinin fona ortalama maliyeti 20.000 TL'nin altında değildir.

19. Bütçe açıklarına HAYIR, Eğitim, Sağlık ve Adalete  daha fazla bütçe ayrılması gerekirken bu alanlar dışında popülist politikalar nedeniyle bütçe açık vermektedir.

20. Savaşa daha çok, eğitim ve sağlığa daha da az bütçe ayıran İKTİDARA HAYIR,

21. Devalüasyon ve yoksullaştırma politikalarına HAYIR,

22. Çevreyi ve doğayı her türlü sermayeye yağmalattıran siyasal anlayışa HAYIR,

23. İş cinayetlerine HAYIR, 1.970 Kişi sadece 2016 yılında yaşamını yitirmiştir. Soma’nın müsebbipleri hala yargılanmamıştır.

24. Çocuk işçiliğine HAYIR, Ülkede ve bölgede yaşanan çatışmalı sürecin sonucu göç çocukları vurmuştur.  Bu konuda en güncel veri 2012 yılına aittir. Bu bile yaklaşımı göstermektedir.

25. Mülteci emek sömürüsüne HAYIR,

26. Kadın emeği sömürüsüne ve cinsiyetçiliğe HAYIR, Kadını ikincilleştiren siyasal söylem en sistematik ayrımcılığa imkân sunmaktadır.  Soma’da moda olan tekme atma 2016 yılında kadınlara yönelen bir cezasız pratik olmuştur. Bu durum kadınların ekonomik sömürüsüne de temel olmaktadır.

27. Engellilerin istihdamına “yük” olarak bakılmasına HAYIR, Hem devlette hem de özel sektörde engellilere yönelik ayrılan istihdam kontenjanları doldurulmazken binlerce engelli insani koşullarda yaşamak için iş aramaktadır.

28. Bölgesel adaletsizlik ve sömürüye HAYIR, Hem kamusal kaynaklar hem de teşvikler bölgeler arasında adil bir şekilde dağıtılmamaktadır. Geri kalmışlık, coğrafi bir durummuş gibi sunulmaktadır. Bu sığ ve zalim anlayışa HAYIR

29. İşçinin kıdem tazminatının gasp edilmesine HAYIR, Hükümet programına göre referandumdan sonra işçilerin kazanılmış hakkı olan kıdem tazminatı gasp edilecektir.

30. Memurun kadrolu çalışma hakkının gasp edilmesine HAYIR, 3 milyon kamu emekçisinin sınav ve liyakatle kazandığı kadrolarına siyasal bir kararla son verilecektir. Bu sadece memurların kadro sorunu değil aynı zamanda kamuda yozlaşma ve yolsuzluk sistemini de getirecek bir öneridir.

31. Savaş ve OHAL ekonomisine HAYIR,

32. Ölçüsüz örtülü ödenek kullanımına HAYIR,

33. Zorunlu Bireysel Emeklilik sistemi gaspına HAYIR, Çalışanların emeklerine 3 yıl kesinti  yapıp, 5 yıl geri alımı kısıtlamak zorbalıktır.

34. Esnaftan ahilik fonu adı altında yeni prim kesilmesine HAYIR, 2 milyon esnaftan % 2’lik ek kesinti yapıp 3 yıl sonra batması durumunda asgari ücretin çok altında bir iade sistemi adil değildir.

35. Kamusal varlıkların tıpkı işsizlik fonu gibi siyasal iktidar lehinde denetimsiz kullanımı olanVarlık Fonuna HAYIR,

36. Kamu sektöründe liyakatsiz, sınavsız,  verimsiz yandaş kadrolaşmasına HAYIR,

37. Kamu ihalelerinde yandaş korunmasına, kayrılmasına HAYIR,

38. Tüm sektörleri gören değil sadece yandaşları kapsayan ekonomik teşvik düzenine HAYIR,

39. Borçlanmaya HAYIR, 2002 yılında kişi başına düşen Borç 470 dolardan 2016 yılında 6.089 dolara fırlamıştır. Borçlar çevrilemeyecek duruma gelmiştir. Fatura tüm topluma kesilmektedir.



Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

DEM PARTİ MÜŞAHİDİ OL!

  İYİ BİR MÜŞAHİT NE YAPSA DAHA İYİ OLUR   İyi bir müşahit “müşahede altında olan ülkenin” tarihi seçiminde görev alacak sandık kurulu üyesi...